MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakasının miktarı, reddedilen ziynet alacağı davası ve vekalet ücreti yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına, ve dava tarihi 30.05.2014 olduğu halde karar başlığında 11.05.2017 olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında katan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2- Mahkemece verilen ilk hükümde, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2), yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve ziynet eşyası alacağı taleplerinin reddine karar verilmiş, taraflarca temyiz edilen hüküm Dairemizin 16.03.2017 tarih 2015/23440 Esas - 2017/2855 Karar sayılı ilamı ile; kusur belirlemesi, kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi ve vekalet ücreti yönlerinden bozulmuş, karar düzeltme kanun yoluna başvurulmaması ve mahkemece bozma ilamına uyulması ile ilk hükmün diğer bölümleri kesinleşmiştir. Bu durum gözetilmeden; incelemeye konu ikinci kararda davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine dair yeniden hüküm kurulması doğru değildir.
3- Yoksulluk nafakasına (TMK m. 175) boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren geçerli olacak şekilde karar verilebileceği gözetilmeksizin, kadın yararına dava tarihinden itibaren yoksulluk nafakası verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Anayasa'nın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemizin 16.03.2017 tarih 2015/23440 Esas - 2017/2855 Karar karar sayılı ilamının (3) nolu bozması gereğince reddedilen ziynet eşyası alacağı davası bakımından davalı erkek lehine 4.396,24 TL nispi vekalet ücretine hükmolunmuş ise de, miktarın denetlenebilmesi bakımından her hangi bir gerekçe yazılmadığı gibi vekalet ücretinin belirlenmesine ilişkin bir gerekçe de yazılmamıştır. Açıklanan nedenlerle gerekçesiz şekilde vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 4 nolu bentte gösterilen bozma sebebine göre davacının ziynet eşyası alacağı davasında aleyhine hükmolunan vekalet ücretinin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.02.2018(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy