MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince, davalı-karşı davacı kadının eşine hakaretlerde bulunup, evlilik birliğinin yüklemiş olduğu sorumlulukları yeterince yerine getirmediği, buna karşılık davacı-karşı davalı erkeğin ise kadına ve ailesine karşı hakaret ve tehditlerde bulunup, kadının ailesi ile görüşmesine izin vermediği gerçekleşen bu olaylar karşısında, boşanmaya neden olan olaylarda, davacı-karşı davalı erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların davalarının kabulü ile boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadın yararına aylık 450 TLyoksulluk nafakasına (TMK m. 169-175), 15.000 TL maddi tazminata, 10.000 TL manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) ile erkeğin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, görevli Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2017/1090 esas, 2018/276 karar sayılı kararla; davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadını ve ailesini tehdit ettiği, evden uzaklaştırma kararı verildiğinde müşterek evin kirasını ödemediği, evin kilidini değiştirerek eşyaları aldığı, hakarette bulunup, baskı uyguladığı, davalı-karşı davacı kadının ise; davacı-karşı davalı erkeğe ve ailesine hakaret ettiği, tehdit ettiği, fal ve büyü gibi işlerle uğraştığı, baskı uyguladığı anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece kabul edilen davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yeterince yerine getirmediği kusuru ile davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadının ailesi ile görüşmesine izin vermediği kusurunun dosya kapsamı ile sabit olmadığı anlaşıldığından gerekçeden çıkartılması iki tarafın da gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları belirtilerek davalı karşı davacı kadının tüm istinaf istemlerinin reddi ile davacı karşı davalı erkeğin ise kusur belirlemesi, tazminatlar yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile diğer istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince kadına kusur olarak yüklenilen “fal ve büyü gibi işlerle uğraştığı, baskı uyguladığı” vakıalarının ispatlanmadığı, ispatlanmayan vakıaların da kadına kusur olarak yüklenilemeyeceği, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkesince belirlenen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre de davacı-karşı davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda erkek ağır kusurlu olup, erkeğe yüklenen bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmektedir. Kadın boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. O halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4) dikkate alınarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.l74/l-2) karar vermek gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı-karşı davacı kadın ilk derece mahkemesi kararını hükmolunan yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden istinaf ettiği halde bu talep hakkında hükmün A l bendinde istinafa konu edilmeden kesinleştiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2017/1090 esas, 2018/276 karar sayılı kararının yukarıda 2. ve 3. 4. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 29.04.2019 (Pzt.)