MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup ilk derece mahkemesince, davacı erkeğin, kardeşlerinin davalı kadını aşağılamalarına sessiz kaldığı ve birlikte yaşamaktan kaçındığı, her ne kadar davacının kardeşi olan tanıklar "Davalının kendilerini istemediği" şeklinde beyanda bulunmuş iseler de; bu beyanları soyut olduğu gibi iddialar doğru kabul edilse bile davacının kardeşlerinin davalıyı sürekli aşağıladığının anlaşılması karşısında davalının bu kişiler ile görüşmek istememesi davalıya kusur olarak yüklenemeyeceği, gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkek tam kusurlu olup, kendi kusuruna dayanarak boşanma talebinin kabul edilemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, görevli Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2017/1649 esas, 2018/509 karar sayılı kararla, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda mahkemece, erkeğe yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında kadının da erkeğin ailesi ile görüşmek istemediği anlaşılmakla, davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile davacı kadın yararına 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası, kadın yararına 10.000 TL maddi tazimata ve 8.000 TL manevi tazminat karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delilerden; ilk derece mahkemesi kararında açıklandığı üzere, davalı kadının kendisini sürekli aşağılayan davacı erkeğin kardeşleri ile görüşmek istememesinin kendisine kusur olarak yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 30.04.2019 (Salı)