MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından nafakaların miktarı, ziynet alacağı davasının reddi ve reddedilen ziynet alacağı davasında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle 23.07.1999 doğumlu ortak çocuk Türker'in inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre, davacı kadının boşanma ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı kadının ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın dava dilekçesiyle ziynet alacağı talep etmemişken, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra sunduğu 25.08.2015 tarihli dilekçesi ile bedel, cins ve miktar belirtmeksizin ekte sunmuş olduğu fotoğrafta yer alan ziynet eşyalarının tarafına iadesini talep etmiş, adli yardım talebi kabul edildiğinden harç yatırmamıştır. Mahkemece ön inceleme duruşmasında kadının ziynete yönelik talep dilekçesi davalı erkeğe elden tebliğ edilmiş, davalı erkek kadının bu talebini kabul etmediğini beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı kadının ziynet alacağı davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Gerçekleşen bu durum karşında, davacı kadının ziynet eşyalarına yönelik usulüne uygun olarak açılmış bir davası bulunmamaktadır. Zira ziynet alacağı dilekçeler aşamasında usulünce dava edilmediği gibi, davacı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. O halde dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra sunulan 25.08.2015 tarihli dilekçenin bir dava olarak ele alınması düşünülemez. Öyleyse, mahkemece davacı kadının ziynet alacağına yönelik talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde hüküm kurulması gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.10.2018 (Çrş.)