MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dava, Türk Medeni Kanunun 166/son maddesi uyarınca fiili ayrılık hukuki sebebine dayalı boşanma davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda erkeğin davasının kabulü ile davacı erkek tam kusurlu olduğundan davalı kadın lehine maddi ve manevi tazminata, kadının iştirak nafakası talebinin ve taşınmaz üzerine aile konutu şerhi işlenmesi talebinin reddine, taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin ise karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. Hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince davacı erkeğin kusur belirlemesi, tazminatlar ve ihtiyati tedbire yönelik istinaf talebinin kabulüne, kadının süresinde olmayan cevap dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davacı tarafın ise bu isteme açıkça muvafakati olmadığı, iş bu talep iddianın ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı kadının maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında "Karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince verilen bu karar davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 104). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi, bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adrese tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m. 10/2). Mahkemece dava dilekçesi, davalıya, dava dilekçesinde bildirilen "ulualan mevkii su deposu karşısı enhoş mobilya yanı manavgat" adresine gönderilmiş, tebligatın bila tebliğ iade dönmesi üzerine, mahkemece davalının tebligata elverişli bilinen en son adresi konusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın doğrudan davalının adres kayıt sistemindeki adresi olan "Side Mah. Sarmaşık .8, iç kapı no.l Manavgat/Antalya" adresine tebligat zarfının üzerinde "Mernis" adresi de olduğu belirtilmek suretiyle tebliğe çıkarılmış, bu adreste Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre evrak 05.03.2015 tarihinde muhtara tebliğ edilmiştir. Davalının bilinen adresi ile mernis adresi farklıdır. Mernis adresine öncelikle mernis adresi şerhi düşülmeden normal tebligat çıkarılması gerekir. O halde davalıya dava dilekçesinin mernis adresine öncelikle mernis adresi şerhi yazılmadan tebliğ edilmesi, bu şekilde tebliğ gerçekleşmezse Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebligatın yapılması gerekmektedir. Bu nedenle dava dilekçesinin davalı kadına tebliği usulsüzdür. Davalı kadının dosyaya sunduğu cevap dilekçesinin süresinde kabulü gerekmektedir. Buna göre davalı kadının cevap dilekçesi süresinde olduğuna göre talep ettiği maddi ve manevi tazminat talepleri ile ilgili olumlu olumsuz karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Davalı kadının taşınmaz üzerine aile konutu şerhi işlenmesi talebi hakkında harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış bir davası olmaması nedeniyle "Karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurmak gerekirken, talebin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda l. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 13.05.2019 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy