MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Boşanma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN: Davacı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 28/03/2018 gün ve 2016/14687 - 2018/4065 sayılı ilamıyla ilgili davacı kadın tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının (TMK m. 166/1) yapılan yargılaması sonunda mahkemece, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına,kadın lehine 400 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 5.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminata karar verilmiş, verilen karar davalı erkek tarafından tamamı yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.03.2018 tarih, 2016/14687 esas ve 2018/4065 karar sayılı ilamı ile “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, taraflar dava veya cevap dilekçelerinde (HMK m,119/l-e-f, HMK m,129/l-e-f) iddiasının ve savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini göstermek zorundadır. Davacı kadın dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamıştır. Dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasında dayanılmayan delilin ön inceleme duruşmasında ibrazı için tarafa mehil verilemez. Süre verilse dahi bildirilen delil de dikkate alınamaz. O halde, mahkemece davacı kadına ön inceleme duruşmasında delillerini bildirmesi için mehil verilmesi ve bildirilen tanıkların dinlenerek beyanlarının hükme esas alınıp, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı kadın tarafından süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde; davacı kadın tarafından tanık deliline dayanılmadığı bu itibarla dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmesi doğru değil ise de davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde tanık deliline dayanıldığı, mahkemece dinlenen davalı tanığı, erkeğin asabi ve sinirli bir yapıda olup evdeki eşyalara zarar verdiğini beyan ettiği, kadın tarafından da dava dilekçesinde bu vakıaya dayanıldığı anlaşılmaktadır. O halde davalı erkeğin bu kusurlu davranışı davalı tanığının beyanı ile ispatlanmış olup gerçekleşen bu durum karşısında davacı kadının mahkemece kabul edilen kusurlu davranışlarına karşılık erkeğin de evdeki eşyalara zarar verdiği boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kadın boşanma davası açmakta haklıdır. Hüküm bu yönüyle onanması gerekirken, ilk incelemede yanılgılı değerlendirme sonucu Dairemizce bozulmuştur. Bu itibarla davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebi haklı ve yerinde olup, kabulüne Dairemizin boşanma ile ilgili tesis ettiği bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının boşanma hükmü yönüyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı erkeğin bozma sebebine göre inceleme dışı kalan nafakalara ve tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I-4'üncü maddesi gereğince davacının karar düzeltme isteğinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple KABULÜ ile Dairemizin 28.03.2018 gün, 2016/14687 esas ve 2018/4065 karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, yukarıda 1. ve 2/a. bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 23.05.2019 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy