MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davacı erkeğin tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek davasının reddine karar verilmiş ise de, davalı kadın tarafından cevap dilekçesinin süresinde verilmediği anlaşılmaktadır. Taraflarca dayanılmayan vakıalar kusur olarak yüklenilemez. Bu durumda, mahkemece davacı erkeğe kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır. Davacı erkek kusursuzdur. Diğer yandan, Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Bu itibarla davalı kadının kusurlu bir davranışının varlığı ispat edilemediğinden, davacı erkeğin davasının reddine dair hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşılmakla ve bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ret gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m.370/4).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple, davanın reddine ilişkin gerekçenin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 01.04.2019 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy