MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından her iki boşanma davası, velayet, ziynet alacağı davasında faiz talebi ile 29.06.2016 tarihli ek karar yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise ziynet alacağı davasının kabulü ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, davacı-davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulüne hükmedilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-davacı erkeğin, davacı-davalı kadına fiziksel şiddet uyguladığı, aşırı kıskanç tavırlar sergilediği ve eşinin ailesinin ortak konuta gelmesini istemediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı kadın dava açmakta haklıdır. Davacı-davalı kadının boşanma davasının da kabulü gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde 15 adet bilezik, 30 adet çeyrek altın ve 1 adet takı setinden oluşan ziynet eşyalarının 20.000.-TL bedelini talep etmiştir. Tefhim edilen kısa kararda ve hükümde bilirkişi raporunda belirtilen 14.642,00 TL ziynet bedelinin davalı-davacı erkekten tahsili ile davacı-davalı kadına ödenmesine şeklinde hüküm kurulmuştur. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan ziynet bedeline nasıl ulaşıldığı kabul edilen ziynetlerin cins nitelik, miktar ve değerleri denetime elverişli olacak şekilde gösterilmemiştir. Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Bu yön gözetilmeden, kabulüne karar verilen ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerleri tek tek belirtilmeden hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 14/06/2016 tarihinde tefhim edilen kısa kararla kadının davasının reddine, erkeğin birleşen davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadının ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne, ortak çocukların velayetlerinin davalı-davacı babaya verilmesine ve davalı-davacı lehine manevi tazminata hükmedilmiştir. Karardan sonra davalı-davacı erkek vekilinin 24.06.2016 tarihli dilekçesi ile ortak çocukların geçici velayetlerini istemesi üzerine mahkemece dosya üzerinden “Temyiz ve kesinleşme sürecinin uzayabileceği düşünülerek her iki çocuğun yüksek menfaatleri gereği, birlikteliklerinin devamının sağlanması” gerekçesiyle ortak çocukların geçici velayetlerinin tedbiren babaya verilmesine dair karar verilmiştir. Mahkeme ilk karar ile dosyadan el çekmiştir. Talep üzerine taraflara hak ve yükümlülük oluşturacak şekilde ek karar ile yeniden hüküm kurması isabetsiz olduğundan 29/06/2016 tarihli ek kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 3. bentte açıklanan sebeple 29/06/2016 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına, temyize konu asıl hükmün ise yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen davalı-davacı erkeğin boşanma davası ve fer'ileri ile davacı-davalı kadının ziynet alacağı davasına yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.11.2018 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy