MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Temyiz dilekçesinin verilme usulü 6100 sayılı HMK’nın 364. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre; temyiz, dilekçe ile yapılır. Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtay'ın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde verilebilir. Temyiz dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Somut olayda, temyize konu karar 23.07.2018 tarihinde ve davalı erkeğin temyiz dilekçesi ise 18.09.2018 tarihinde davacı kadın vekiline usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilmiş olup, temyiz başvuru dilekçesi 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 10.12.2018 tarihinde verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir
2- Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının ( TMK m. 166/1) yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, davacının istinaf itirazlarının kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayetin anneye verilmesine, kadın lehine maddi ve manevi tazminata, ortak çocuk için tedbir ve iştirak nafakasına karar verilmiş, verilen iş bu karar davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında, davalının eşinin güven duygularını sarstığı, eşinden habersiz bir ay süreyle yurt dışına gittiği, böylelikle davalının eşlerin birlikte yaşamak ve yardımcı olmak görevlerine aykırı davrandığı Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesinin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davalı erkeğin güven sarsıcı davranışta bulunduğunun ispatlanamadığı yine dinlenen bir kısım davacı tanıklarının sözleri, maddi hadiselere istinat etmemekte, soyut ve genel nitelikte olup, bir kısım tanıkların anlatımları ise sebep ve saiki açıklanmayan izahlardan ibarettir. Davalı erkeğin kusurlu bir davranışının varlığı ispat edilememiştir. Bu durumda açıklanan nedenle boşanma davasının reddi gerekirken, boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, yukarıda (1.) bentte açıklanan sebeple davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.05.2019 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy