MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi ve reddedilen maddi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı-karşı davalı erkek tam kusurlu kabul edilerek, davalı-karşı davacı kadının Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının kabulüne, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 08.02.2017 tarihli bu karar davacı-karşı davalı erkek tarafından reddedilen boşanma davası, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacı-karşı davalı erkeğin kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden talebinin kabulüyle, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından verilen 23.11.2015 tarihli dilekçe dilekçeler aşaması sona erdikten sonra verildiği, bu dilekçede ileri sürülen "Erkeğin intihara teşebbüs ettiği" vakıası dikkate alınıp erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, mahkeme gerekçesinde erkeğin kusuru olarak kabul edilen diğer olaylar ise kadın tarafından iddia edilmeyen olaylar olduğu, bunların da erkeğin kusuru olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı, dolayısıyla kadın tarafından erkeğin kusurlu olduğu ispatlanamadığından kadının açtığı boşanma davasının da reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı, ancak kadının boşanma davasının kabulüne ilişkin karar taraflar tarafından istinaf edilmediğinden yanlışlığa işaret edinilmekle yetinildiği, ancak açıklanan nedenlerle erkeğin kusurlu olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen kusur belirlemesi ve maddi tazminata ilişkin kararın gerekçesi de düzeltilerek kadının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve bölge adliye mahkemesince verilen bu karar davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; "Davacı-karşı davalı erkeğin 13.10.2015 tarihli cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesi kadına 28.10.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalı-karşı davacı kadın vekili UYAP ortamında verdiği 11.11.2015 tarihli elektronik imzalı ikinci cevap dilekçesi ile erkeğin intihara teşebbüs ettiği vakıasına dayanmıştır. İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince; davalı-karşı davacı kadının, 23.11.2015 tarihinde sunduğu dilekçesinin dilekçeler aşaması sona erdikten sonra verildiği, süresinde olmadığı gerekçesiyle erkeğin istinaf talebinin kabulüne karar vererek ilk derece mahkemesinin gerekçesi düzeltilmiş ise de; davalı-karşı davacı vekilinin yukarıda açıklandığı üzere güvenli elektronik imzalı cevap dilekçesinin yasal süresi içerisinde olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken, erkeğin kusurlu olduğu ispatlanamadığından ilk derece mahkemesinin gerekçesinin düzeltilmesi hatalı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davacı-karşı davalı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olup, kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi uyarınca maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (1.) ve (2.) bentlerde gösterilen sebeplerle kusur belirlemesi ve maddi tazminat yönlerinden BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 13.05.2019 (Pzt.)