MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, aleyhine hükmolunan tazminat, yoksulluk nafakası ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; davacı-davalı kadının sigortalı bir işte çalıştığı, tarafların gelirlerinin ve ekonomik güçlerinin yaklaşık aynı seviyede olduğu, bu durumda Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşullarının davacı-davalı kadın lehine oluşmadığı, anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi gereğince takdir edilen maddi-manevi tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel hale gelir. Bu itibarla kadının maddi-manevi tazminat isteğine boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, dava tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
4- Davacı-davalı kadının ziynet alacağı talebi hakkında mahkemece 21.326,71 TL ziynet bedelinin davalı-davacı erkekten alınarak kadına verilmesine şeklinde hüküm kurulmuş, ancak dava konusu olan ziynetlerin ayrı ayrı cins, nitelik ve değerleri gerekçe ve de hükümde gösterilmemiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Kanun'un 298. maddesinin ( 2. ) fıkrasında da gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Gerek tefhim edilen kısa kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 4 bentte gösterilen bozma sebebine göre tarafların ziynet eşyası alacağı davasının esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.11.2018(Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy