MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Boşanma davası 18.06.2010 tarihinde açılmış, mahkemece 17.09.2010 tarihinde tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanmasına karar verilmiştir. Davacı kadın kararı yedi yıl sonra tebliğe çıkarmış, davalı erkek kararı süresi içerisinde temyiz etmiştir. Davalı, temyiz dilekçesinde anlaşmalı boşanma kararı verilmesinden sonra da fiili birlikteliklerinin devam ettiğini ileri sürmüştür. Tarafların anlaşmalı boşanma taleplerine ve bu yönde hüküm almalarına rağmen, hukuki ve fiili bir engel olmadığı halde, davacı kadının gerekçeli kararı yedi yıl sonra davalıya tebliğini istemesi, Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu göstermesi yanında, davacı kadının boşanma isteğinin ve bu yöndeki iradesinin de samimi olmadığını gösterir. Bu husus göz önüne alınarak davanın reddine karar vermek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.02.2018 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy