MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen manevi tazminat, nafakalar ve velayet düzenlemesi yönünden, davalı kadın tarafından ise, tüm yönlerden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davası olup (TMK m.166/1) Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra 26.06.2014 tarihinde ikame edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 136. maddesinde davacının, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi; davalının da davacının cevabının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebileceği, 137. maddesinde, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Ön inceleme duruşmasına davet ve ön inceleme duruşmalarının usulü ve yapılacak işlemler ise Hukuk Muhakemeleri Kanununun 139. ve 140. maddelerinde düzenlenmiştir. Mahkemece yasanın bu amir hükümlerine riayet edilmeksizin, usulüne uygun şekilde dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanıp yine usulüne uygun şekilde ön inceleme yapılmadan tahkikata geçilerek işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Somut olayda davalı kadına tebliğe çıkarılan dava dilekçesi iade edilmiş, buna rağmen davalı kadın 01.10.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında vekili aracılığıyla sunduğu dilekçesiyle davaya cevap vermiştir. Davalı kadın tarafından sunulan bu cevap dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmelidir. Ancak mahkemece davalı kadının süresinde sayılması gereken bu cevap dilekçesi duruşmada hazır bulunan davacı tarafa tebliğ edilmeyip, okunup dosyasına konulduğu belirtilmekle yetinilmiş, dilekçelerin karşılıklı verilmesi (HMK m.126-136) aşaması tamamlanmamıştır. Şu hale göre, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının usulünce tamamlandığından bahsedilemeyeceğinden, yapılan ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama duruşmaları da usule aykırı hale gelmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; davalı kadının cevap dilekçesinin davacı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğinin sağlanması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanmasından sonra ön inceleme duruşması için gün tayin edilerek, gerçekleşecek sonucu dairesinde işlem yapmaktan ibarettir. Açıklanan bu husus davacının savunma hakkını kısıtlayan ve adil yargılanma hakkını etkileyen önemli bir usul hatası olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.02.2018 (Salı)