(2709 S. K. m. 141) (4721 S. K. m. 4, 174) (6098 S. K. m. 50, 51) (6100 S. K. m. 31, 297)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminatlar ve nafakanın miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı kadın 35.000 TL değerindeki ziynet alacağı talep etmiş, mahkemece davacı kadının 35.000 TL değerinde ziynet alacağı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; bu miktara nasıl ulaşıldığı, hangi ziynet eşyaları bedelinin bu miktar olduğu, karar yerinde tartışılmamış ve gösterilmemiştir. Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Ziynet eşyası alacağıyla ilgili temyiz denetimine elverişli nitelikte gerekçeyi içeren bir karar bulunmamaktadır (T.C. Anayasası m.141, HMK m.297/1-c). Ayrıca davacı kadın tarafından da talep edilen ziynetlerin adet, cins, nitelik ve değerleri de gösterilmemiştir. Bu nedenle, talebe konu ziynet eşyalarının adet, cins, nitelik ve değerleri davacı tarafa açıklattırılarak (HMK m.31), mahkemece ziynet alacağının kabulüne karar verilmesi halinde, ziynet eşyalarından bedeline hükmedilenlerin hangi eşyalar olduğu ve bedelleri de gösterilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre ziynet alacağına yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01.03.2018 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy