MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki boşanma davası ve ziynet alacağı davasına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektiriri sebeplere ve özellikle inceleme sırasında 27.01.2000 doğumlu ortak çocuk ...'un ergin olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Velayeti anneye verilen ortak çocuk ... 23.01.2002 doğumlu olup, bilgi ve görüşüne başvurulan bilirkişi tarafından tespit edilen beyanında ve mahkemece alınan beyanında babasını istediğini söylediği ve halen annesinin yanında kaldığı anlaşılmaktadır. Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi gözönüne alınıp idrak çağındaki çocuğun görüşüne ve tercihine önem verilerek velayetinin babaya verilmesi gerekirken yazılı şekilde anneye verilmesi doğru olmamıştır.
3- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6. 6100 s. HMK m.190/1). Davalı-karşı davacı kadın, dava dilekçesinde talep ettiği ziynetlerin davacı-karşı davalı erkek tarafından bozdurulduğunu ve harcandığını iddia etmiştir. Davalı-karşı davacı kadın, ziynet eşyasının erkek tarafından bozdurulduğunu ispatla yükümlüdür. Davalı-karşı davacı kadının tanıklarının ziynetlere ilişkin beyanları davalı-karşı davacı kadından duyuma davalı olup, tanıkların iddia edilen vakıayla ilgili somut, görgüye dayalı bir bilgileri yoktur. Dosyada iddiayı kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Davalı-karşı davacı kadın yemin deliline dayanmamış, gösterdiği diğer delillerle de dava konusu ziynet eşyalarının erkek tarafından bozdurulduğunu, elinden rızası dışında alındığını ispat edememiştir. Bu durumda mahkemece, davalı-karşı davacı kadının ziynet talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.02.2018(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy