MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI-DAVALI : ...
DAVALI-DAVACI : ...
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İlk derece mahkemesinin yoksulluk nafakasına ilişkin hükmü, davacı-karşı davalı erkek tarafından istinaf yoluna başvurulmayarak kesinleştiğinden, erkeğin yoksulluk nafakasına yönelik temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilerek ortak çocuğun velayeti kadına verilmiş; tedbir, iştirak ve kadın için yoksulluk nafakasına hükmedilerek kadının maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir.
İlk derece mahkemesi, kadının sinirli ve agresif davranışları olduğunu, erkeğin işyerine giderek agresif tavırlar sergilediğini, eşine toplum içinde “Allah belanı versin, yavşak, pezevenk, s...tir git, hayvan, adam değilsin” diyerek hakaret ettiğini, kıskanç tavırları olduğunu ve fiili ayrılığa sebebiyet verdiğini; erkeğin de agresif davranışları olduğunu, teslim edilen araca zarar verdiğini, eşini darp ettiğini ve zaman zaman gece eve gelmediğini belirterek tarafların eşit kusurlu olduklarına hükmetmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi; kadının fiili ayrılığa sebebiyet verdiğinin kanıtlanamadığının, erkeğin de fiili ayrılık döneminde ev sahibine kadın ve çocuğun oturduğu evin boşaltılacağına dair ihtar çekerek birlik görevlerini yerine getirmediğini, taraflara ilk derece mahkemesince yüklenen diğer kusurların sabit olduğunu belirterek, erkeğin ağır kusurlu olduğundan bahisle, kadının kusur belirlemesi, tazminatlar ve iştirak nafakasının miktarına ilişkin istinaf taleplerini kabul etmiş, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırılmış ve kadına maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir.
Tarafların bölge adliye mahkemesi tarafından kabul edilen ve gerçekleşen kusur durumlarına göre, erkeğin ablasının kolunu ısıracak derecede sinirli ve agresif davranışları olan, erkeğin işyerine giderek agresif tavırlar sergileyen, eşine toplum içinde “Allah belanı versin, yavşak, pezevenk, s...tir git, hayvan, adam değilsin” diyerek ağır hakaretlerde bulunan, küfür eden ve kıskanç tavırları olan kadın ile agresif davranışları olan, teslim edilen araca zarar veren, eşini darp eden, zaman zaman gece eve gelmeyerek fiili ayrılık döneminde ev sahibine kadın ve çocuğun oturduğu evin boşaltılacağına dair ihtar çeken erkek eşit kusurludur. Hal böyle iken davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
4-Yukarıda 3. bentte açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir(TMK m. 174). Bölge adliye mahkemesince davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple davacı-davalı erkeğin temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz edilen hükmün yukarıda 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerin ise 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 11.06.2019 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy