MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 26/11/2018 gün ve 2018/2096 - 2018/13479 sayılı ilamıyla ilgili davacı-davalı kadın tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, karşılıklı hakaret eylemleri nedeniyle eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle tarafların karşılıklı boşanma davalarının (TMK m.166/1) kabulüne ve fer'ilerine karar verilmiş, verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.11.2018 tarih, 2018/2096 esas ve 2018/13479 karar sayılı ilamı ile "....Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kadının kusurlu davranışlarının yanında sık sık evi terk ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı kadının, davalı-davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, hatalı kusur belirlemesi ile yazılı şekilde tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmadığı, tarafların 24.03.2015 tarihli celsede nafaka ve tazminat taleplerinden feragat ettiklerinden kadın lehine yoksulluk nafakası verilemeyeceği, davalı-davacı erkek vekil ile temsil edilmediği halde, erkek yararına vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu" şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına, diğer yönlerden ise hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davacı-davalı kadın, Dairemizin kararına karşı süresinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde, Dairemizce davacı-davalı kadına kusur olarak yüklenen "Sık sık evi terk ettiği" vakıasının taraflarca daha önce karşılıklı olarak açılan ve geçimsizliğin ispatlanamadığı gerekçesiyle retle sonuçlanan ve kesinleşen boşanma davasından önceki döneme ait olup kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Ne var ki, ilk inceleme esnasında bu husus gözden kaçırılarak kusur yönünden bozma kararı verildiğinden, davacı-davalı kadının bu husustaki karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440-442. maddeleri gereğince kabulü ile Dairemizin bozma ilamının 2. bendinin kaldırılarak yerel mahkeme kararının kusur yönünden onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kadın lehine aylık 250 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, Dairemizin 26.11.2018 tarihli ilamıyla, "Tarafların, 24.03.2015 tarihli duruşmada ortak çocuk ...için ödenmesi gereken tedbir ve iştirak nafakası dışında kalan nafaka ve tazminat taleplerinden mahkeme huzurunda feragat ettiklerini bildirdiğinden, bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün davacı-davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasına ilişkin olarak bozulması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, bu karara karşı davacı-davalı kadın tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi neticesinde, davacı-davalı kadının 24.03.2015 tarihli duruşmadaki beyanının, "Anlaşmalı boşanma olacağı inancıyla nafaka talebinin olmadığını bildirmiş olması, dava çekişmeli boşanmaya dönüştükten sonra nafaka istediğini ifade etmiş olması" karşısında, nafakalara ilişkin hakkından feragat olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece, davacı-davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, ilk inceleme esnasında bu husus gözden kaçırılarak davacı-davalı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden bozma kararı verildiğinden, davacı-davalı kadının bu husustaki karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440-442. maddeleri gereğince kabulü ile Dairemiz ilamının bozmaya ilişkin 3. bendinin kaldırılmasına, yukarıda gösterilen sebeple yerel mahkeme kararının kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakasına ilişkin bölümünün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440-442. maddeleri uyarınca davacı-davalı kadının kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakasına yönelik karar düzeltme isteğinin kısmen kabulü ile Dairemizin 26.11.2018 tarih, 2018/2096 esas ve 2018/13479 karar sayılı kısmen onama, kısmen bozma ilamının kusura yönelik 2. bendi ile yoksulluk nafakasına yönelik 3. bendinin KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden de ONANMASINA, diğer karar düzeltme itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 08.10.2019 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy