MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası, manevi tazminat, maddi tazminatın miktarı, velayet düzenlemesi yönünden, davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- İlk derece mahkemesince idrak çağında buluanan çocuklardan ...,...ve...’nin velayet haklarının babaya verilmesi yönündeki beyanları, bu doğrultuda düzenlenen bilirkişi raporları, yine ortak çocuk...’nın velayet hakkının anneye verilmesi gerektiği yönündeki bilirkişi raporuna karşın kardeşlerin bir arada bulunmaları gerektiği belirtilerek tarafların ortak çocukları 1999 doğumlu..., 2011 doğumlu ..., 2004 doğumlu ... ve 2006 doğumlu ...’nın velayetleri davalı babaya verilmiştir. Velayet düzenlemesi yapılırken; gözönünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararı” (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m. 1; TMK m. 339/1. 34.3/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b) dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Velayet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir. Tarafların davayı kabulü de tek başına hukuki sonuç doğurmaz. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Dosya kapsamına göre tarafların ortak çocuklarından...’ın inceleme tarihi itibari ile ergin olduğu, diğer çocuklar ..., ... ve...’nın halen haklarında verilen koruma kararları kapsamında çocuk yetiştirme yurdunda bulundukları anlaşılmaktadır. Ortak çocuklardan ...’in 10.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda yer alan beyanında anneyle yaşamak istediğini belirttiği, keza 05.02.2016 tarihinde alınan bilirkişi raporunda ortak çocuk...’nın annesinde kalmak istediğini belirttiği ve raporda da velayetin anneye verilmesi gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkemece velayet talebinde bulunan annenin yaşadığı muhitte inceleme yapılmak sureti ile annenin ortak çocukların velayetini alabilecek nitelikte olup olmadığı belirlenmemiştir. Bu kapsamda, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlar vasıtası ile annenin yaşadığı yerde de inceleme yapıldıktan sonra ..., ... ve... hakkında verilen koruma kararları, daha önceden dosya arasına alınan bilirkişi raporları ile ortak çocukların yatılı olarak kaldığı yurt müdürlüklerinden dosyaları getirtilerek bu bilgi ve belgeler de nazara alınarak psikolog, pedagog ye sosyal çalışmacıdan oluşan bilirkişi heyetinden velayet düzenlemesine ilişkin rapor istenilmesi akabinde tüm deliller hep birlikle değerlendirilip, velayet konusunda bir karar verilmesi gerekirken; bu hususta eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.05.2019 (Çar.)