MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.10.2019 günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-karşı davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflarca evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak karşılıklı boşanma davaları ikame edilmiş, ilk derece mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek eşin az, kadın eşin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, her iki boşanma davası ve fer'ilerine ilişkin hüküm kurulmuş, ilk derece mahkemesinin bu kararı; davalı karşı davacı kadın tarafından, erkeğin kabul edilen davası ve fer'ileri ile reddedilen nafakalar ve tazminat talepleri yönünden istinaf edilmiş, davacı karşı davalı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. Kadının istinaf talebi üzerine inceleme yapan ilk derece mahkemesi, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Somut olaya göre;
1-Mahkemece erkek eşin az, kadın eşin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek; her iki davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadından kaynaklanan boşanmayı gerektirir kusurlu bir davranışın varlığı ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddi gerekir. Ne var ki; davalı-karşı davacı kadının kabul edilen boşanma davasında verilen boşanma kararı, davacı-karşı davalı erkek tarafından istinaf edilmemek suretiyle kesinleştiği ve erkeğin boşanma davasının konusuz hale gelmiş olduğu gözetilerek davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.
2-Mahkemece, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı kadının, erkeğe oranla daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı kadının tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri reddedilmiştir. Oysa ki, yukarı bentte anlatıldığı şekilde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusurlu bir davranışı ispatlanamayan kadının "Yaşanan en son olaya göre; erkek tarafından, kıyafetlerinin dahi değiştirilmesine izin verilmeden sinkaflı bir şekilde evden kovulduğu” anlaşılmaktadır. Dosyaya yansıyan olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı-karşı davalı erkek eş tam kusurludur. Hal böyle iken; davalı karşı davacı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak, herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan ve de boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılan davalı-karşı davacı kadının, yoksulluk nafakası talebi ile maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (1.) ve (2.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin ...'dan alınıp Merve'ye verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 08.10.2019 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy