MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 15.10.2018 gün ve 2016/24267-2018/10994 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı erkeğin açmış olduğu boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Hükmün davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 15/10/2018 tarihli ve 2016/24267 esas, 2018/10994 karar sayılı ilamı ile hükmün davacı-karşı davalı kadının da boşanma davasının kabul edilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş, davalı-karşı davacı erkek, tarafından Dairemiz bozma ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrasında "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin", aynı maddenin (2.) fıkrasında da, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı" öngörüldüğünden, temyiz isteğinin incelenmesinde 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümleri uygulanmıştır.
Buna göre, temyiz süresi HUMK 432. maddeye göre on beş gün olarak uygulanacaktır. Gerekçeli karar davacı karşı davalı kadın vekiline 29.08.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Temyiz süresinin son gününün 13.09.2016 Salı günü yani Kurban Bayramının ikinci gününe isabet ettiği, 15.09.2016 tarihinin de bayramın son günü olduğu, Başbakanlığın genelgesi uyarınca 16.09.2016 Cuma gününün, hizmetlerin aksamaması açısından gerekli tedbirin alınması ve asgari seviyede personelin bulundurulması kaydıyla idari izin günü olarak belirlendiği, bu günün resmi tatil olmaması nedeniyle süreler ve bu bağlamda temyiz süresi işlemeye devam ettiğinden, temyiz süresinin son gününün 16.09.2016 tarihi olduğu, davacı karşı davalı kadının 19.09.2016 tarihli dilekçesinin yasal süreden sonra verildiği anlaşılmıştır. Ne var ki; bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından, işin esasına ilişkin inceleme yapılarak hükmün bozulması doğru olmayıp, davalı-karşı davacı erkeğin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 15/10/2018 tarihli ve 2016/24267 esas, 2018/10994 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, temyiz dilekçesinin açıklanan nedenle süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı-karşı davacının karar düzeltme isteğinin yukarıda gösterilen sebeple KABULÜNE, Dairemizin 15/10/2018 tarihli ve 2016/24267 esas, 2018/10994 karar sayılı bozma ilammm KALDIRILMASINA, davacı-karşı davalı kadının temyiz dilekçesinin yukarıda gösterilen sebeple reddine, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 02.07.2019 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy