MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Boşanma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN: Davacı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 25/12/2018 gün ve 2018/6758-2018/15342 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2- Davacı erkek tarafından eylemli ayrılık hukuki sebebine dayalı açılan boşanma davasının (TMK m. 166/son) yapılan yargılaması sonunda mahkemece davanın kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesi uyarınca boşanmalarına, kadının tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında koşulları oluşmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, verilen kararın davalı kadın tarafından tamamı yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.12.2018 tarih, 2018/6758 esas 2018/15342 karar sayılı ilamının sonuç kısmında "Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA" karar verildiği belirtilmiş, ancak ilamın içeriğinde onanan yönlere dair her hangi bir açıklama yapılmamış, sadece bozma sebeplerinin yer aldığı 3 ayrı bentte ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Davacı erkek tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde; davalı kadın tarafından hükmün tamamı yönünden başka bir ifade ile boşanma hükmü yönünden de karar temyiz edildiği, erkek tarafından eylemli ayrılık hukuki sebebine dayalı açılan boşanma davasının şartlarının oluştuğu, davanın kabul edilmesinin ve kadın yararına manevi tazminata hükmedilmemesinin doğru olduğu, hükmün bu yönlerinin onanmasına rağmen kısmen onama kısmen bozmaya dair ilamın içeriğinde onanan bölümlere ilişkin açıklama bulunmadığı anlaşıldığından bu itibarla davacı erkeğin bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 25.12.2018 tarih, 2018/6758 esas ve 2018/15342 karar sayılı ilamının bütünüyle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte yer alan açıklamalara göre, davalı kadının temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Davacı erkek, Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesine dayalı boşanma davası açmış, mahkemece, davacı erkeğin davasının kabulüne, bu davada davacı erkeğe yüklenebilecek bir kusur ispatlanamadığından davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesine dayanak teşkil eden ve erkek tarafından açılıp erkeğin feragati sebebiyle reddedilen ilk davanın açılmasından önceki olaylara dayalı olarak, davalı kadına bir kusur yüklenemez. Toplanan delillerden, fiili ayrılık döneminde davalı kadına kusur olarak yüklenebilecek bir olayın varlığı da ispatlanamadığına göre, Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesine dayanak teşkil eden ve retle sonuçlanan ilk davayı açan, böylelikle fiili ayrılığa sebep olan ve bu dava sonrasında da birlikte yaşamaktan kaçınarak boşanma sebebi yaratan davacı erkeğin, boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin kusursuz olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
c)Mahkemece, davalı kadının “Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceği, düzenli gelirinin bulunduğu, halen kayın pederine ait evde oturduğu, kira geliri aldığı dikkate alındığında TMK m. 175’deki şartlar oluşmadığı” gerekçesiyle tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kadının sürekli işi olmadığı, her yıl okul döneminde sözleşmeli olarak asgari ücretle okulda çalıştığı, kira geliri aldığı evin erkeğe ait olduğu, kayın pederine ait olan oturduğu evin miras malı olduğu ve kayın pederi öldüğü için mirasçıların evi tahliye etmesi konusunda davalı kadına ihtarname gönderdikleri, bu nedenle bu evde oturmasının sürekliliğinin olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca asgari ücret seviyesindeki gelir kişiyi yoksulluktan kurtarmaz (YHGK 2009/3-165-186). Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre, davalı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği açıktır. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda tedbir ve yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile tedbir ve yoksulluk nafakasının reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
d)Boşanmaya sebep olan olaylarda, davacı erkek yukarıda 3/b bendinde açıklanan sebeple tamamen kusurlu olduğuna göre, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1 maddesi gereğince uygun miktarda maddi tazminat takdir edilmesi gerekirken, bu isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440-442. maddeleri uyarınca davacı erkeğin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 25.12.2018 tarih, 2018/6758 esas ve 2018/15342 karar sayılı ilamının bütünüyle KALDIRILMASINA, mahalli mahkeme kararının yukarıda 3/b, 3/c ve 3/d bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 3/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, davacı erkeğin diğer yönlere ilişkin karar düzeltme isteğinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 24.10.2019 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy