MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 11.02.2019 gün ve 2019/83-2019/774 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
Yargıtay ilamı ve davacı-karşı davalı erkeğin karar düzeltme dilekçesinin davalı-karşı davacı kadına tebliğine ilişkin mazbatada, adres kapalı olup, muhatabın işte-adliyede olduğu beyan edildiğinden Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince, mahalle muhtarına tebligatın yapıldığı görülmektedir. Yargıtay ilamının tebliğine ilişkin mazbatada dükkan 4'ten sorulduğu, muhatabın işte olduğu, evrakın mahalle muhtarına teslim edilip kapısına (2) nolu haber kağıdının yapıştırıldığı, isim ve imzadan imtina eden komşuya haber bırakıldığı, yine karar düzeltme dilekçesinin tebliğine ilişkin mazbatada muhatabın adliyede olduğu, evrakın mahalle muhtarına teslim edilip (2) nolu haber kâğıdının yapıştırıldığı, isim ve imzadan imtina eden komşuya haber bırakıldığı yazılıdır. Mazbatalarda beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu, kapıcı veya yöneticinin kimliğine dair bir bilgi bulunmamaktadır. Tebligat Kanunu'nun. 20. ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21., 23 ve özellikle bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur. Bu düzenlemeye göre, yukarıda sözü geçen tebligatın usulüne uygun şeklinde yapılmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü, tebligat işlemi sırasında beyanda bulunduğu ileri sürülenin kim olduğu belirlenmemiştir. Beyanda bulunan kişi imzadan imtina edebilirse de tebligat işleminin gerçekleştirilmesi için öncelikle beyanda bulunanın kimliğinin belirlenip tebligat mazbatasında belirtilmesi zorunludur. Bu haliyle davalı-karşı davacı kadına yapılan tebligatlar usulsüzdür. O halde; Yargıtay ilamı ve karar düzeltme dilekçesinin davalı-karşı davacı kadına usulüne uygun olarak tebliği ve yasal karar düzeltme süresi de beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 06.11.2019 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy