MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı erkeğin kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına (TMK m. 166/1) karar verilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1 -(f) hükmü uyarınca, gerek yazılı gerekse basit yargılama usulünde, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin, dava dilekçesinde belirtilmesi, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 121. ve 129/2. hükmü uyarınca hem dava dilekçesinde hem de cevap dilekçesinde gösterilen ve tarafın elinde bulunan belgelerin dilekçeye eklenerek mahkemeye sunulması, başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur. Davacı kadın dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamıştır. Davacı kadın dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasından sonra sunduğu dilekçesi ile tanıklarının ismini bildirmiştir. Davacı kadının süresinde bildirmediği tanıklarının dinlenmesi doğru olmadığı gibi, beyanlarının kusur belirlemesinde dikkate alınması mümkün değildir. (HGK 20/04/2016 tarih 2014/2-695 E. ve 2016/522 K. sayılı kararı). Bu durumda mahkemece, davacı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen tanık beyanları esas alınarak davalı erkeğe kusur yüklenilmesi ve kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.09.2019 (Salı)