MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı kadın tarafından ise lehine hükmedilen tazminatların miktarları ve reddedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-İlk derece mahkemesince davalı kadının “Yoksulluğa düşmeyeceği” gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş, ilgili bölge adliye mahkemesince “Kadının işinden kendi isteği ile istifa ettiği” gerekçesiyle, yoksulluk nafakası talebi yönünden istinaf talebi reddedilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı kadının 11.01.2017 tarihinde başladığı işten, 12.01.2017 tarihinde istifa ederek ayrıldığı anlaşılmaktadır. Bu kadar kısa süreli çalışma, kadının düzenli ve sabit geliri olan bir işten yoksulluk nafakası alabilmek için kendi isteği ile ayrıldığı şeklinde yorumlanamaz ve kabul edilemez. Davalı kadının çalışmadığı, herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği açıktır. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/a ve 2/b bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 218.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 25.11.2019 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy