MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından hükmün tamamı yönünden, davalı kadın tarafından ise katılma yoluyla tedbir nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16/04/2019 günü duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Av.... geldi. Karşı taraf katılma yoluyla temyiz eden davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece ilk hükümle tarafların boşanmalarına dair verilen karar, davalı kadın tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizin 08.11.2017 tarihli ilamıyla “...Davalının davayı kabul etmesi Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma koşulları gerçekleşmedikçe hukuki sonuç doğurmaz (TMK m. 184/3). O halde mahkemece yapılacak iş; ön inceleme duruşma günü belirlenip tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespitinden sonra (HMK m. 140) tahkikat aşamasına geçilerek taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde gösterilen delillerin toplanması ile bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”
şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiş, taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmamıştır. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, bu celse davacı erkek tarafından ... ve ... isminde iki tanık gösterilmiştir. Mahkemece davacının tanıkları dinlendiğinden bahisle tanıkların dinlenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine usulü kazanılmış hak oluşur ve bozma doğrultusunda işlem yapılması gerekir. Dairemizin bozma ilamında ön inceleme duruşma günü belirlenip uyuşmazlık konuları tespit edildikten sonra, tahkikat aşamasına geçilerek tarafların usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde gösterilen delillerin toplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Bu durumda davacı tarafından tanık deliline dayanıldığına ve bozmadan sonra mahkemece yapılan ön inceleme duruşmasında davacı tarafından ... ve ... isininde iki tanık bildirildiğine göre bu tanıkların HMK 243. maddesi uyarınca dinlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı erkeğin diğer, davalı kadının ise tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin Elif'den alınarak Ali'ye verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.11.2019 (Pzt.)