MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Kişisel İlişki Kurulması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve birleşen davada aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenen erkeğe yönelik "Sen şeytansın" şeklindeki söyleminden sonra ortak hayatın devam ettiği ve tarafların çocuk sahibi oldukları, bu nedenle bu vakıanın erkek tarafından affedildiği en azından hoşgörü ile karşılanması gerektiğinden kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen "Fiziksel şiddet" vakıasına da kadın tarafından usulüne uygun şekilde dayanılmadığı, bu nedenle kadın tarafından usulünce dayanılmayan bu vakıanın da erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre kadının tüm, erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı-karşı davalı kadın yararına aylık 500,00-TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş bu hükme karşı davalı-karşı davacı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı-karşı davacı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde kendisi için tedbir nafakası talep etmiş ancak yoksulluk nafakası talep etmemiştir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması ve sonrasında da davacı-karşı davalı kadının bu yöne ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Bu durumda davacı-karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru değildir. Taleple bağlılık ilkesine göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26). Davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebi bulunmadığı halde yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Hülya'ya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 218.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Adnan'a geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 02.12.2019 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy