MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI-DAVALI : ...
DAVALI-DAVACI : ...
DAVA TÜRÜ : Tedbir Nafakası-Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan tedbir nafakası davası (TMK.m.197) ile davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK.m. 166/1) hukuki sebebine dayalı birleşen boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince kadının kusurlu olduğu gerekçesiyle tedbir nafakası davasının reddine, erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına boşanma kararının kesinleşmesine kadar aylık 200 TL tedbir nafakasına, kadının maddi ve manevi tazminat talebi ile erkeğin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı- karşı davalı kadın tarafından istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince, “Eşini ve ailesini sevmediğini ve evlilik birliğini bitirmek istediğini söyleyen, son ayrılık tarihinde kendi annesinin erkeğin annesine yönelik şiddet eylemi karşısında sessiz kalan davacı-karşı davalı kadın ile eşler arasında yaşanan tartışmada zorla eşinin çantasından ev anahtarlarını alan ve kendi annesinin eşine yönelik şiddet eylemi karşısında sessiz kalan davalı-karşı davacı erkeğin kusurlu davranışları neticesinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bu sonuca ulaşılmasında tarafların eşit derecede kusurlu olduğu, tüm bu tespitlere göre, davacı-karşı davalı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu, TMK'nın 197. maddesindeki koşulların oluştuğu” gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, kadının tedbir nafakası davası ile erkeğin boşanma davasının kabulüne, kadın yararına tedbir nafakasına, davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi, davalı-karşı davacı erkeğin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı erkek tarafından istinaf talebinde bulunulmadığı, sadece davacı- karşı davalı kadın tarafından istinaf yoluna başvurulduğu halde bölge adliye mahkemesince, "Son ayrılık tarihinde kendi annesinin erkeğin annesine yönelik şiddet eylemi karşısında sessiz kaldığı" vakıası kadının aleyhine kusur olarak yüklenemeyeceği gibi, erkeğin kusurları da temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkek ağır kusurlu olup, Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları kusur durumu, hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı- karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak bu taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.12.12.2019 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy