MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakası ve tedbir nafakaları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davalının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, davacının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; taraflar eşit kusurlu kabul edilmek suretiyle davacı kadın ile davalı erkeğin davalarının kısmen kabulü ile TMK 166/1. maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, müşterek çocukların velayetinin davacı anneye verilmesine, çocuklar ile baba arasında şahsi münasebet tesisine, çocuklar yararına aylık 300,00'er TL tedbir-iştirak nafakasına, davacı kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, davacı kadının maddi manevi tazminat isteklerinin ise reddine hükmedilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 30.03.2017 tarihli bu karara karşı davalı-karşı davacı erkek tarafından; kadın ve çocuklar yararına hükmedilen nafakalar, velayet, kadının kabul edilen davası yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davalı erkeğin süresinde harç yatırarak açtığı bir karşı davası olmamasına rağmen karşı dava varmış gibi hüküm oluşturulması usul ve yasaya aykırı bulunarak, emredici usul hükümleri gereği bu durum res'en dikkate alınarak davalının davasının kabulüne ilişkin hükmün kaldırılmasına; davacı kadının dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı erkeğin süresinden sonra sunduğu cevap verdiği, bu cevaba karşı davacı kadın tarafından süresi içerisinde cevaba cevap adı altında dilekçe sunularak, bu dilekçede çocuklar için tedbir-iştirak nafakası, davacı kadın için tedbir-yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talep edildiği, bu durumda davacı kadının süresinde usulünce talep ettiği maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakasından söz edilemeyeceği; davacı kadının süresinde talepte bulunmadığı maddi-manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yanılgı ile reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu ancak davacı kadının bu hükme karşı istinaf isteminde bulunmamış olması nedeni ile yanılgıya değinilmekle yetinildiği, davacı kadının süresinde usulünce talep ettiği yoksulluk nafakasından söz edilemeyeceğinden erkeğin bu yönden istinaf talebini kabulü ile kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş ve bölge adliye mahkemesince verilen bu karar davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesi “(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını gemşletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia yeya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır," şeklindedir. Anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere; tarafların karşılıklı dilekçelerini verdikleri aşamada, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan uyuşmazlığın genel çerçevesi içinde iddia ve savunmalarını değiştirebilecekleri kabul edilmiştir. Şüphesiz bu imkan, sadece cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi için söz konusudur. İkişer dilekçeden sonra, hangi ad altında olursa olsun verilecek dilekçeler, sınırlama ve yasak kapsamında kabul edilmelidir. Ön inceleme aşamasında ancak karşı tarafın açık muvafakati (veya ön inceleme duruşmasına taraflardan birisinin mazeretsiz gelmemesi) durumunda iddia veya savunmaların genişletilmesi yahut değiştirilmesi kabul edilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20.04.2016 tarih, 2014/2-695 esas ve 2016/522 karar sayılı ilamı).
Somut olayda; dava dilekçesinde davacı kadın tazminat ve nafaka talep etmeksizin boşanma talebinde bulunmuş, erkeğin süreden sonra verdiği cevap dilekçesine verdiği cevabında tazminat, velayet ve nafaka talebinde bulunmuş ise de; 07.04.2016 tarihli ön inceleme duruşma tarihi davalı erkeğe usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalı erkek herhangi bir mazeret bildirmeksizin ön inceleme duruşmasında hazır bulunmamış, davacı vekili ön inceleme duruşmasında davacı kadın ve çocuklar için nafaka talep ettiğini bildirmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı kadının talep ettiği nafakanın usulüne uygun olduğunun kabul edilmesi gerekirken, ilgili bölge adliye mahkemesince davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.
09.12.2019 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy