MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; yoksulluk nafakasının reddi, tefrik kararı nedeniyle harç iadesi talebi, tedbir nafakası ile tazminatların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi ile tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03/12/2019 günü duruşmalı temyiz eden davacı ... Dikmen vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın tarafından evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak boşanma davası açılmış, ilk derece mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadın eşin kusursuz, erkek eşin ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek; boşanma davası ve fer'ilerine ilişkin hüküm kurulmuş, kadının yoksulluk nafaka talebi reddedilmiştir. İlk derece mahkemesinin hükmü taraflarca istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesi tarafların başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
Bölge adliye mahkemesi; ilk derece mahkemesince, kadının yoksulluk nafaka talebinin reddine ilişkin olarak yapılmış bulunun istinaf itirazının incelemesinde “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, herhangi bir gelirinin bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. Kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri doğru olduğu gibi tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alındığında takdir edilen nafaka miktarı da uygundur.” gerekçesine yer vererek hüküm kısmında kadının yoksulluk nafaka istemine ilişkin itirazını da kapsar şekilde tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verdiği anlaşılmıştır.
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (TCA.m.l43/l). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK.m.27) gereğidir. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar. Somut olaya gelince; bölge adliye mahkemesince gerekçeli kararda, kadın eşin daha ağır kusurlu olmadığı, herhangi bir gelirinin bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin gerçekleştiği kabul edilmiş, hüküm kısmında ise ilk derece mahkemesinin kadının yoksulluk nafaka istemi hakkında vermiş olduğu ret kararının doğru olduğu belirlenerek kadının tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş ve bu şekilde hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır. Yoksulluk nafakası yönünden hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması bozma sebebi olup hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmaya gelen davacıya verilmesine, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 218.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.
03.12.2019 (Salı)