MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince, tarafların birbirlerine karşı birlik görevlerini yerine getirmedikleri, kaçarak evlendikleri, erkeğin kadına ayrı ev açmadığı, ailesi ile birlikte yaşamak durumunda bıraktığı, kadına hakaret ve şiddet içeren eylemlerde bulunduğu, kadının baba evine gittiği, erkeğin kendisini hiç arayıp sormadığı, kadının güven sarsıcı hareketlerinin olduğu, taraflar arasında ağız kavgasının bulunduğu, her iki tarafın ailelerinin evliliğe müdahale ettiği gerekçesiyle, evlilik birliğinin sona ermesinde davalı-davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulüyle tarafların boşanmasına, davacı-davalı kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile nafakaya hükmedilmiş davalı-davacı erkek, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, hüküm erkek tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece kadına kusur olarak yüklenen güven sarsıcı davranışların, sadakatsizlik boyutunda olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin ağır kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK m. 174/1-2). İlk derece mahkemesince, davalı-davacı erkeğin, davacı-davalı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2017/2224 esas, 2019/607 karar sayılı kararının yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle KALDIRILMASINA, Kayseri 3. Aile Mahkemesinin 10.07.2017 tarih ve 2016/914 esas, 2017/570 karar sayılı kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz başvuru harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 16.10.2019 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy