MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen İstanbul Anadolu 14. Aile Mahkemesinin 18/07/2017 tarihli ve E.2017/23, K.2017/666 sayılı kararının kanun yararına temyiz edilmesi Adalet Bakanlığının 31/07/2019 tarihli ve 39152028- 153.01-976-2018-E. 1133/19065 sayılı yazısına istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/81934 sayılı ve 20/08/2019 tarihli yazılarıyla istenilmiş, bozma sebebi olarak;
"Davacı ... tarafından davalı ...t'a karşı açılan davada, mahkemece davanın kabulü ile tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği, kararın istinaf kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davanın 11/01/2017 tarihinde açıldığı ve 18/07/2017 tarihinde davacı ile davalının boşanmalarına karar verildiği, kararın davacı ve davalı vekiline 25/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ise 05/09/2017 tarihinde vefat ettiği, bunun üzerine tarafların ortak çocukları küçük ...'a söz konusu dosyada temsil etmek üzere temsil kayyımı atandığı ve kararın kayyıma tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, kararın kesinleşme aşamasında davalı eşin ölümü nedeniyle evliliğin ölümle sona erdiği dikkate alınarak, dosyanın yeniden ele alınıp konusuz kalan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, kararın kesinleştirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunduğu” belirtilerek hükmün 6100 sayılı HMK m. 363/1 uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Bir hükmün,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının isteği üzerine kanun yararına bozulabilmesi için; o hükmün verildiği anda kesin olması veya istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunması gerekir (HUMK m. 427/6). Eğer kesin olarak verilen bir hüküm veya istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyorsa, kanun yararına bozma talep edilemez.
Somut olayda; Mahkemece yapılan yargılama sonucu taraflar ...t ve ...'ın TMK'nun 166/3.maddesi gereğince boşanmalarına dair kurulan hükmün taraflara tebliğinden sonra ancak henüz kesinleşmeden, davalı erkeğin 05/09/2017 vefatı üzerine evlilik boşanma ile değil ölümle son bulmuştur. Mahkeme ise verdiği hüküm ile dosyadan el çekmiştir. İstinaf veya temyiz incelemesi sonucu verilen bir karar olmadığı sürece de dosyanın re'sen yeniden ele alınıp konusuz kalan boşanma davası hakkında hüküm kurulması da mümkün değildir.
Mahkemece gerekçeli kararın davalının ölümü sonrasında tarafların ortak çocuklarına atanan kayyıma tebliği ile kararın kesinleştirilmesi hatalı olup sonuç doğurmayacağı gibi, kesinleştirme işlemi de idari bir işlem olduğundan her zaman geri alınabilmesi mümkündür. Sonuç itibariyle ortada kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği yerinde görülmemiş, HMK'nun 363/1.maddesi uyarınca talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE oybirliğiyle karar verildi. 25.09.2019 (Çar.)
Full & Egal Universal Law Academy