MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Korunma Kararının Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa, 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunun 3. maddesiyle ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrası gereğince; 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmiştir.
Davacı kurum tarafından korunma kararının kaldırılması talebinde bulunulmuş, Antalya 1. Çocuk Mahkemesi tarafından 08.12.2016 tarihli kararı ile talebin reddi ile tedbir yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, korunma kararının kaldırılması istenen ...'ın itirazı üzerine Antalya 2. Çocuk Mahkemesi tarafından itirazın reddine karar verilmiş, Adalet Bakanlığının 28.07.2017 tarihli yazıları ile de karar ile ilgili kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur. Dosya, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 04.06.2018 tarihli görevsizlik kararı üzerine Dairemize gelmiş, bunun üzerine Dairemizin 27.09.2018 tarih 2018/4587 esas 2018/10122 karar sayılı ilamı ile, incelenmesi talep edilen karar Antalya 1. Çocuk Mahkemesi tarafından verilmiş olup ceza mahkemesi kararı olduğundan ilgili ceza dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aradaki olumsuz görev uyuşmazlığını çözmek için dosyayı Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna göndermiş, Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu da dosyayı Yargıtay Başkanlar Kuruluna göndermiş, Yargıtay Başkanlar Kurulu 24.05.2019 tarih ve 10 sayılı kararı ile dosyayı inceleme görevinin Dairemize ait olduğuna karar vermiş ve dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava, 2828 sayılı yasa uyarınca verilen korunma kararının kaldırılması talebine ilişkin olup, mahkemece dosya üzerinden talebin reddi ile tedbir yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda bu taleplerin evrak üzerinden karara bağlanacağına dair özel bir hüküm bulunmamaktadır. O halde, mahkemece taleple ilgili olarak duruşma açılması, tarafların duruşmaya davet edilmesi, gösterdikleri taktirde delilleri toplanılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA oybirliğiyle karar verildi. 07.10.2019 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy