MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma - Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminat miktarı, nafaka miktarı, ziynet alacağının reddi ve vekalet ücreti yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadın aleyhine hükmolunan ziynet alacağının reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı kadın, dava dilekçesi ile ziynetlerinin, bir kısmının erkeğin borçları ve harcamaları için kullanıldığını, bir kısmının ise burada bırakıldığını ve ziynet eşyalarının bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalı erkek ise; ıslaha cevap dilekçesinde sadece küçük altınların kadının rızası ile bozdurularak harcandığını, bu miktarın ise 2.300 Euro kadar olduğunu, geri kalan ziynet eşyalarının da davacı kadına teslim edildiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının davalı ile birlikte yurt dışında yaşadığı, sonrasında davalıdan ayrılarak Türkiye'ye geldiği ve tarafların bu şekilde ayrıldıkları, bu durumda hayatın olağan akışına göre ziynetlerin davacının üzerinde olması gerektiği, tanıkların altınların akıbeti konusunda bilgi sahibi olmadığının anlaşıldığı, gerekçesiyle, davacı kadının iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılarak bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6). Somut olayda davalı erkek tarafından; küçük altınların kadının rızası ile bozdurularak harcandığını, geri kalan ziynet eşyalarının da davacı kadına teslim edildiği savunulmuştur. Bu durumda davalı erkek ispat yükünü üzerine almıştır. Davalı erkek bir kısım ziynet eşyalarını davacı kadından bir daha geri vermemek koşuluyla aldığını ve bir kısım ziynet eşyalarının da kadına teslim edildiğini ispatlamak zorundadır. Oysa bu konulardaki iddialar erkek tarafından ispatlanamamıştır. O halde; ilk derece mahkemesinin 21.12.2015 tarihli kararıyla kabul edilen ziynet eşyası bedelinin davacı kadın tarafından temyiz edilmeyerek, erkek yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu da dikkate alınarak, davacı kadının ziynet alacağı talebinin kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2-Tarafların boşanma davası ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemesine gelince;
a) Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Mahkemece davacı kadının yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın lehine yoksulluk nafakası hükmedilmiştir. Yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında her ne kadar davacı kadının asgari ücretle eczanede çalıştığı ve başkaca mal varlığının bulunmadığı belirtilmekte ise de, davalı erkeğin ekonomik sosyal durumu ile kadının çalışmasının sürekli olup olmadığı, gelirinin düzenli ve yeterli olup olmadığı hususunun araştırılarak yoksulluk nafakası (TMK m. 175) istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
c)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak, tarafların araştırılacak ekonomik ve sosyal durumları da göz önünde bulundurularak daha uygun miktarda manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1., 2/b ve 2/c bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 2/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.10.2019 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy