MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından her üç dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kadının ziynet alacağına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı-davacı kadının boşanma davası yönünden temyiz itirazlarına hasren yapılan incelenmesine gelince;
Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarında; erkeğin davasının kabulü ile kadının boşanmaya ilişkin davasının reddine dair verilen 25.06.2015 tarihli kararın kadın tarafından temyiz edilmesi sonrasında; Dairemizin 26.01.2017 tarih, 2015/22018 esas ve 2017/927 karar sayılı bozma ilamı ile "...Fiili ayrılık sürecinde davacı-davalı erkeğin kendisine fiziksel şiddet uygulayarak ortak çocuğu kaçırdığını iddia etmiş ve konu ile ilgili olarak karakol ve hastane kayıtlarını delil olarak göstermiştir. O halde, davalı-davacı kadının iddiası uyarınca gösterdiği tüm delilleri toplanarak gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahalli mahkemecebozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda kadının delil olarak bildirdiği ceza dosyası dosya içerisine alınmış, 21.06.2018 tarihli kararla erkeğin davasının kabulü ile erkek lehine manevi tazminata ve kadının boşanma davasının reddine karar verilmiş, kararın kadın tarafından temyiz edilmesi sonrasında; Dairemizce 25.12.2018 tarih, 2018/7342 esas ve 2018/15281 karar sayılı kararında kısa karar ve gerekçeli karar arasındaki çelişkiden bahisle mahalli mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda erkeğin davasının kabulü ile erkek lehine manevi tazminata hükmedilerek kadının boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Söz konusu karar kadın tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar mahalli mahkemece kadının tam kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-davalı erkeğin 06.04.2014 tarihinde ortak çocuğu kadından teslim aldığı sırada kadını basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığının doktor raporu, karakol tutanakları ve güvenlik kamerası CD inceleme tutanağı ile sabit olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle kadının dava tarihinden önce, davacı-davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve bu davranışı sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, erkeğin de kusurunun bulunduğu ve kadının birleştirilen davasının kabulü ile boşanmaya karar vermek gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak davalı-davacı kadının davasının reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalı-davacı kadının boşanma davası yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden davacı-davalı erkeğin davasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, kadının ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 218.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.10.2019 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy