MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından asıl dava ile ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı kadın, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamalarında “Yoksulluk nafakası” talep etmemiş olup, bu konuda usulüne uygun bir şekilde ıslah talebinde de bulunmamıştır. 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere, hakim talep sonucu ile bağlı olup, talepten fazlasına karar verilemez. Bu husus gözetilmeksizin davacı-karşı davalı kadının talebi aşılarak kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı-karşı davalı kadın tanıklarının beyanlarına göre, kadına kendi ailesi tarafından takılan pırlantaların üzerinde geldiği sabit olup, kadına erkeğin ailesi tarafından takılan pırlantaların ise erkek tarafından alındığı usulüne uygun bir şekilde ve her türlü şüpheden uzak şekilde ispat edilememiştir. Ayrıca yerel mahkeme tarafından verilen 23.01.2015 tarihli ilk kararda 27.648,00 TL ziynet alacağının kabulüne karar verilmiş olup, anılan karara karşı davalı-karşı davacı erkek tarafından her üç dava yönünden, davacı-karşı davalı kadın tarafından ise manevi tazminatın reddi, nafakalar ile maddi tazminatın miktarları yönünden temyiz talebinde bulunulmuş olup, davacı-karşı davalı kadın tarafından ziynet bedeline itiraz edilmemiştir. Bu nedenle bu miktar yönünden davalı-karşı davacı erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde davalı-karşı davacı erkek aleyhine 35.151,70 TL ziynet alacağına hükmedilmesi doğru değildir. O halde, davalı-karşı davacı erkek yararına oluşan usuli hak da gözetilerek, yalnızca bozdurulduğu ispat edilen ziynetler yönünden ziynet alacağı davasının kabulüne karar verileceği yerde, bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.10.2019 (Salı)