MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Şerhi Konulması-Tedbir Nafakası
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, tedbir nafakası davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşamak hakkına sahiptir (TMK.m. 197/1). Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa, hakim, eşlerden birinin istemi üzerine, birinin diğerine yapacağı parasal katkıya (TMK m. 185/3, 186/3) ilişkin önlemleri alır. Mahalli mahkemece, her ne kadar davalı erkeğe ait dükkanın kira bedelinin davacı kadın tarafından alındığı, davacı kadının, davalı erkeğe bakmadığı, ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmişse de; toplanan delillerden, davacı kadının, davalı erkeğe baktığı, davalı erkeğin bacağının kırılmasından sonra önceki evliliğinden olan kızının gelerek babasını yanına aldığı, davacı kadının, davalıya ait dükkanın kira bedelini aldığı yönündeki tanık beyanlarının duyumdan ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davası yönünden davacı kadının ayrı yaşamakta haklılığı kanıtlanmıştır. Bununla birlikte yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasından, kadının çalışmadığı, geliri ve malvarlığının bulunmadığı belirtildiğine göre, bağımsız tedbir nafakası davasının kabulü ile davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.11.2019 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy