MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Boşanma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN: Davalı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 25.10.2018 gün ve 2016/25614-2018/12022 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek davacı kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakasına, velayet anneye verilerek çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasına, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.10.2018 tarih ve 2016/25614 esas ve 2018/12022 karar sayılı ilamıyla mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı erkeğin son olayda çocuğu alıp ortak konutu terk ettiği ve çocuğu annesine göstermediği gerekçesiyle erkeğin ağır kusurlu olduğu ve kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün kısmen onanmasına-kısmen bozulmasına karar verilmiş, davalı erkek tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulmuştur. Dosyanın yeniden
yapılan incelemesinde; davalı erkeğin, davacı kadının annesinin evine gelmesini istemediği, davacı kadının da erkeğe hakaret ettiği ve tarafların eşit kusurlu olduğu, Dairemizce davalı erkeğe yüklenen “Ortak çocuğu alarak evi terk ettiği ve çocuğu annesine göstermediği” vakıasının ispatlanmadığı ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen olaylara göre, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü ve davacı kadının tazminat taleplerinin reddinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki, bu husus ilk inceleme sarasında gözden kaçırılarak hükmün bozulmasına karar verildiğinden, davalı erkeğin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 25.10.2018 tarih, 2016/25614 esas ve 2018/12022 karar sayılı bozma ilamının kusur belirlemesi ve davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin 2. ve 3. bentlerinin kaldırılmasına, mahkeme kararının gösterilen sebeple kusur belirlemesi ve davacı kadının tazminat taleplerinin reddi yönlerinden de onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple davalı erkeğin karar düzeltme talebinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440-442. maddeleri gereğince kabulü ile Dairemizin 25.10.2018 tarih, 2016/25614 esas ve 2018/12022 karar sayılı kısmen onama-kısmen bozma ilamının kusur belirlemesi ve davacı kadının reddedilen tazminat talepleri yönünden bozma kararlarının kaldırılmasına, kusur belirlemesi ve davacı kadının reddedilen tazminat talepleri yönünden de ONANMASINA, sair karar düzeltme isteğinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.03.12.2019 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy