MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
-DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının c. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur. Mahkemece; “her ne kadar Mahkememiz 2014/1439 esas ve 2016/76 karar sayılı ilamında tarafların eşit kusurlu oldukları sonucuna varılmış ise de; Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 2016/12254 esas, 2018/265 karar sayılı 10/01/2018 tarihli ilamında belirtildiği üzere dosyaya sunulan CD'nin incelemeye alınarak kusur değerlendirmesi yapılmış, davalı-karşı davacı erkek eşin başka bir bayan ile ilişki kurarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, ayrıca Mahkememizin 2014/1439 esas ve 2016/76 karar sayılı dosyasının gerekçeli kararında kusur olarak görülen eşine karşı ilgisiz ve güven sarsıcı davranışlar sergilediği, dolayısıyla gelişen olaylarda davalı-karşı davacının ağır kusurlu olduğu sonuç ve kanaatiyle davacı-karşı davalı kadın eşin manevi tazminata hak kazandığı sonucuna varılmıştır.” şeklinde gerekçe ile hüküm kurulmuştur. Davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları kararda gösterilmesine karşın, hafif kusurlu kabul edilen davacı-karşı davalı kadının hangi eylemlerinin kusurlu davranış olarak kabul edildiği belirtilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı kadının kusur durumuna ilişkin gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.05.2019 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy