MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen onanmasına-kısmen bozulmasına dair Dairemizin 30.10.2018 gün ve 2017/4901-2018/12130 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davacı erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı kadın lehine tedbir nafakasına, iştirak nafakası talebinin reddine, davacı erkek lehine maddi ve manevi tazminata, davacı erkeğin yoksulluk nafakası talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş davalı kadın tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilen hükmün Dairemizin 30.10.2018 gün ve 2017/4901 esas-2018/12130 karar sayılı ilamıyla kısmen onanmasına-kısmen bozulmasına karar verilmiş, davalı kadın tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının tamamen kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı kadının eşini ve çocuklarını istemediği, hasta olan çocukları ile ilgilenmediği, ortak konutu terk ettiği, davacı erkeğin ise tanık beyanından anlaşıldığı üzere taraflar arasında gerçekleşen son olayda eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen bu kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda eşit oranda kusurlu olduklarının kabulü gerektiği ve yine Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini; 174/2. maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit oranda kusurlu olup, davacı erkek yararına maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmamıştır. O halde, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki; bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından yerel mahkeme ilamının kusur belirlemesi ve erkek yararına hükmedilen tazminatlar yönünden onanmasına karar verilmiştir. Bu itibarla davalı kadının karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile hükmün kusur belirlemesi ve erkek yararına hükmedilen tazminatlar yönünden de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalı kadının karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440-442 maddeleri gereğince kısmen KABULÜNE, Dairemizin 30.10.2018 gün ve 2017/4901 esas, 2018/12130 karar sayılı ilamının, kusur belirlemesi, davacı erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın onanmasına ilişkin bölümünün kaldırılmasına, hükmün daha evvel yoksulluk nafakası ile ilgili bozulmasına ek olarak, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kusur belirlemesi davacı erkek lehine hükmedilen maddi manevi tazminat yönüyle de BOZULMASINA, davalı kadının diğer karar düzeltme isteklerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 30.09.2019 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy