MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İlk derece mahkemesince verilen kararlar, istinaf edilmeyen yönlerden kesinleşmiş olup istinaf edilmeyen konular temyize getirilemez. Bu itibarla kadının; lehine hükmedilen tedbir nafakasının miktarına ilişkin istinaf başvurusu bulunmaması nedeniyle, buna yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesi mümkün olmadığından temyiz dilekçesinin bu yönden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı kadının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan dava, ilk derece mahkemesince kabul edilerek tarafların boşanmalarına, kadın yararına nafaka ve tazminata hükmedilmiş, hükme karşı davalı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm bu sefer davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davalı erkeğin evi terk ettiği ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediği, bu nedenle davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı erkek tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, bölge adliye mahkemesince; davanın terke dayalı boşanma davası olmadığı, davacı tanıklarının beyanlarının somut beyanlar olmadığı, bu nedenlerle davanın ispatlanamadığından bahisle; davalı erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü tamamen kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin birlikte yaşamaktan kaçınmak suretiyle birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır (TMK m. 166/1). Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçeyle davanın reddi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple davacı kadının tedbir nafakasının miktarına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 06.12.2019 tarih, 2018/1695 esas, 2019/1605 karar sayılı kararının yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 09.03.2020 (Pzt.)