MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine (şiddetli geçimsizlik sebebine) dayalı olarak boşanma davası açılmıştır. Mahkemece boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Hükmün temyizi üzerine Dairemizin 2016/13755 esas, 2018/2995 karar sayılı bozma ilamı ile: " Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından (6100 s. HMK m. ll4/l-d) olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (6100 s. HMK m. 115/1) Yargılama sırasında, davacı kadının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delille de doğrulanmıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; Türk Medeni Kanunu'nun 405. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca davacı kadının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir. Bu yön göz önünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur" gerekçesi ile bozulmuş, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizin bu bozma kararı sonucu daha önce verilen bozmaya konu hüküm tüm yönleri bakımından tamamen ortadan kalkmış boşanma hükmü dahil karar hiçbir yönüyle kesinleşmemiştir. Öyleyse, mahkemece bozmaya uyulduğu ancak verilen son hükümle bozma gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. Bu bağlamda mahkemece, temyiz incelemesinde, bozma sebebine göre inceleme kapsamı dışında kalması zaruri hale gelen; boşanma davası (TMK m. 166/1) bakımından boşanma hükmünün kesinleştiğinden bahisle bozma sonrası verilen 17.12.2020 tarihli ikinci kararda usul ve kanuna aykırı olarak boşanmaya ilişkin yeniden hüküm kurulmaksızın nafaka ve tazminat yönünden hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24.03.2021 (Çrş.)