MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından ilk derece mahkemesince verilen 30.07.2019 tarihli ek karar ve bölge adliye mahkemesince verilen karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyanın yapılan incelenmesinde;
Davacı kadın tarafından erkek eş aleyhine zina nedenine dayalı boşanma davası açılmış, ilk derece mahkemesince tefhim edilen kısa kararda davacı kadının davasının Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde düzenlenen zina hukuki sebebi uyarınca kabul edildiği belirtilmesine rağmen kararın gerekçesinde "Davalı erkeğin başka bir kadınla birlikte yaşadığı, davalının davacıyı aldattığı" gerekçesiyle tam kusurlu olduğu kabul edilerek kadının davasının Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebi uyarınca kabul edilmiş, ilk derece mahkemesinin bu kararına karşı davalı erkek tarafından tamamı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de davalı erkeğin 24.05.2019 tarihli istinaf kanun yolundan feragati ile istinaf başvurusu reddedilmiştir.
Davacı kadın vekili mahkemeye sunduğu 22.07.2019 tarihli talep dilekçesi ile "İlk derece mahkemesince verilen hüküm kısmının birinci paragrafında davacının davasının kabulü ile MK. 161 maddesi gereğince zina nedeniyle tarafların boşanmalarına" denilmesi gerekirken sehven tarafların TMK 166/1. maddelerine göre boşanmalarına karar verildiği, kısa kararla gerekçeli karar arasındaki farkın düzeltilerek tavzih edilmesini talep etmiş, mahkemece "6100 sayılı HMK'nın 305. maddesi uyarınca; kararının 09/07/2019 tarihinde kesinleştiği, tavzih hukuki müessesesinin hükmün icrası tamamlanıncaya kadar istenebileceği, kararın kesinleşmiş olduğu" gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, 30.07.2019 tarihli bu ek karar yönünden davacı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesince davacı kadının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Karar davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir (HMK m. 304/1).
Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir (HMK 33). Somut olayda davacı kadın tarafından erkek eş aleyhine zina nedenine dayalı boşanma davası açılmış mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkek "Başka bir kadınla birlikte yaşayarak davacı kadını aldattığı" gerekçesiyle tamamen kusurlu bulunmuş, kısa kararda tarafların TMK 161. maddesi gereğince zina nedeniyle boşanmalarına karar verilmiş olduğu halde, "Gerekçeli kararın hüküm kısmında tarafların TMK 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına" şeklinde hüküm kurulmasının maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmamaktadır. O halde davacı vekilinin 22.07.2019 tarihli talep dilekçesi bu kapsamda değerlendirilerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304/1. maddesinde düzenlenen usul işlemleri yerine getirildikten sonra talep konusunda karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının ve ilk derece mahkemesinin 30.07.2019 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen gerekçe ile BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 23.03.2021 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy