MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Nafaka
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen davası, reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası, tedbir nafakaları ile iştirak nafakasının miktarları ve kişisel ilişkinin süresi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda davalı-karşı davacı erkek yönünden; eski eşiyle görüştüğü, güven sarsacak şekilde konuşmalar yaptığı, yine evin içinde eski ilişkiyi hatırlatır tarzda şarkılar dinlediği kadının bundan rahatsız olduğu ancak erkeğin devam ettiği vakıalarının, davacı-karşı davalı kadın yönünden ise; hakaret, fiziksel şiddet, kıskanç davranma vakıalarının ispatlandığı gerekçesiyle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilerek karşılıklı davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, bu karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesince yeniden kusur belirlemesi yapılmış, davalı-karşı davacı erkek yönünden eski eşine güven sarsıcı mesajlar gönderdiği ve ortak çocuğun ihtiyaçları ile ilgilenmediği vakıalarının, davacı-karşı davalı kadın yönünden ise; hakaret, tehdit, fiziksel şiddet, kıskanç davranma, erkeğin annesini evden kovma vakıalarının ispatlandığı gerekçesiyle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu oldukları belirtilerek; erkeğin kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden, kadının da kusur belirlemesi, tedbir ve iştirak nafakaları yönünden istinaf taleplerini kabul ederek ilk derece mahkemesinin kararını bu yönlerden kaldırmış ve yeni hüküm kurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu, davalı-karşı davacı erkeğin az kusurlu olduğu belirtilerek karar verilmiş ise de; toplanan delillerden kadına yüklenen fiziksel şiddet ve erkeğin annesini evden kovma vakıalarından sonra tarafların evlilik birliğini devam ettirdikleri anlaşıldığından, erkek tarafından affedilen, en azından hoşgörü ile karşılanan bu eylemler, kadına kusur olarak yüklenmez. Bu durumda; tarafların boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre; güven sarsıcı davranışlarda bulunan ve birlik görevlerini ihmal eden erkek ile eşine hakaret eden, eşini tehdit eden ve kıskanan kadın eşit kusurludur. Bu itibarla, kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları, davacı-karşı davalı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği de sabit olduğuna göre, kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına (TMK m.175) hükmedilmesi gerekirken bu isteğinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Mustafa'ya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 292.10 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Nuray'a geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy çokluğuyla karar verildi.06.12.2021 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.