MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/471 E., 2024/271 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2019/723 E., 2021/433 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat miktarları, faiz başlangıç tarihi ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflarca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda; erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek, kadının davasının kabulü ile erkeğin davasının reddine, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine ilişkin hüküm kurulmuş, İlk Derece Mahkemesinin bu hükmü davacı-davalı erkek tarafından hükmün tamamı, davalı-davacı kadın tarafından fer'îleri yönünden istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı davalı-davacı kadın vekilince yukarıda belirtildiği şekilde tüm yönlerden temyiz edilmiştir.
Taraflarca açılan boşanma davasına ilişkin yargılama devam ederken ve henüz boşanma kararı kesinleşmemişken davalı-davacı kadın tarafından Bakırköy 7. Aile Mahkemisinin 2022/883 Esas sayılı dosyası ile zina nedeniyle boşanma davası açılmıştır. Evlilik birliği sona erinceye kadar, herhangi bir sebeple açılmış boşanma davalarında taraflara yüklenmiş tüm kusurlar, birlikte değerlendirilip, tarafların kusur oranlarının bir kez belirlenmesi ve belirlenen bu orana göre maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakası konularında her bir taraf yönünden bir kez hüküm kurulması gerekir. Tarafların kusurları bölünerek, her bir dava için ayrı kusur belirlemesi yapılıp, fer'î konularda da her bir dava için ayrı hüküm kurmak, 4721 sayılı Kanundaki düzenlemelere aykırı düşer. Boşanma hukukunun ... ilkelerinden birinin tarafların kusur belirlemesine ilişkin olduğu dikkate alındığında, tarafların kusurlarının hep birlikte değerlendirilmesi, boşanmanın fer'îsi niteliğinde bulanan tazminatlar, yoksulluk nafakası gibi taleplerin sağlıklı değerlendirilerek doğru karar verilmesi bu davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesiyle mümkündür. Bu nedenle, davalar arasında bağlantı bulunduğuna göre eldeki boşanma davası ile kadın tarafından açılmış olan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ncı maddesinde gösterilen usûl izlenmek suretiyle birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilip davaların esası hakkında hüküm kurulması gerektiğinden hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.