MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1462 E., 2024/677 K.
DAVA TÜRÜ: Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kale (Denizli) Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI: 2021/114 E., 2023/51 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının yapılan yargılamasında İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğin "eşinin kusurlu davranışları yüzünden toplum içine çıkamama iddiasının bizzat görgüye dayalı anlatımlarda bulundukları için beyanlarına itibar edilen davacı tanıklarının beyanları ile örtüşür nitelikte olduğu sabit görülmekle, ceza yargılamasına konu gerçekleştiği iddia olunan olay sebebiyle davacının toplum içerisine çıkmakta zorlanmasına sebep olan ve çocukları ile de sevgi bağları kopma derecesine gelen davalının evlilik birliğinin gerektirdiği yükümlülüklere aykırı davrandığı" gerekçesi ile tam kusurlu kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verildiği, kararın davalı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın davalı erkek tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince davalı erkek her ne kadar tam kusurlu kabul edilmiş ise de; davalı erkeğin, "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçundan yargılandığı ceza davasında, sanık beyanları, Adli Görüşme Değerlendirme Raporu ve mağdurenin annesinin açtığı boşanma davası ile diğer belgelere göre, mağdurenin duyduğu kin ve öfkeden veya aldatıldığını düşünen annesinin yönlendirmesinden kaynaklanmış olabileceği kanısına varıldığı, iddianın yaşamın gerçeklerine uygun düşmediği, doğruluğu hususunda yoğun kuşku bulunduğu, her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı deliller de elde edilemediği gerekçesi ile delil yetersizliğinden beraatine kararı verildiği, katılanın istinaf başvurusunun ise esastan reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı erkeğin üzerine atılı suç sabit olmadığından, davalı erkeğin "...evlilik birliğinin gerektirdiği yükümlülüklere aykırı davrandığı" yönünde kusurlu bir davranışı olduğunun kabulü hatalıdır. Bu hale göre İlk Derece Mahkemesince, davalı erkeğin kusurlu bir davranışı ispat edilemediğinden davacı kadının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının davalı erkek yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.