MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
SAYISI: 2022/139 E., 2023/12 K.
DAVA TÜRÜ: Kişisel Eşya ve Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı kadın vekili davanın tümden kabulü gerektiği, ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması, aynen olmadığı takdirde 45 altın yönünden fiili ödeme tarihindeki güncel değer üzerinden karar verilmesi gerektiği yönünden; davalı erkek tarafından ise tümü yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; davalı erkeğin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı kadın dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesine mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsiline karar verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 16.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de cins, miktar ve gramı belirtilen ziynetlerin aynen olmadığı takdirde ödeme günündeki bedel üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamında belirtilen ziynet eşyaları yönünden davalı erkek tarafından düğünden sonra kadına ziynet eşyalarının bağışlanması, verilmesi söz konusu olmadığından, davacının ziynet eşyalarına ilişkin talebinin kabulüne, 11 adet 22 ayar 21 gram buse bilezik, (değeri 11.191,95 TL) ile davacıya ait olduğu fotoğraflarla belirlenen 45 adet küçük altın (değeri 4.095,00 TL)'nin aynen iadesine, olmadığı taktirde davacı 3.300,00 TL'nin dava tarihinden itibaren kalanının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, mükkerrer ödemelerin infazda dikkate alınmasına karar verilmiştir. Davacı kadının dava tarihindeki bedellerin tahsiline ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Islah dilekçesi ile aynen olmadığı takdirde fiili ödeme günündeki bedelleri talep edilmiştir. Ziynet eşyalarının fiili ödeme günündeki bedeline hükmedilmesi halinde infazda tereddüt oluşacağı bu hususun infaz aşamasında dikkate alınacağından (İ. ve İf. Kan. m. 24/4) bu talepte hukuki yararının bulunmadığı da açıktır. Hal böyle iken Mahkemece bu talebin usulden reddine ve ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi gözetilmeksizin talebin dışına çıkılarak dava tarihindeki bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı erkek vekilinin tüm, davalı kadın vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrası ikinci paragrafında yer alan “.....olmadığı taktirde davacı 3.300,00 TL'nin dava tarihinden itibaren kalanının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine....” ibaresinin çıkarılarak yerine “ bedele ilişkin talebin hukuki yarar yokluğundan reddine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
İşbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.