MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/585 E., 2024/608 K.
DAVA TÜRÜ: Boşanma - Ziynet Eşyasının İadesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Van 1. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2020/307 E., 2022/767 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, iştirak nafakaları miktarı, yoksulluk nafakası ve ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
1.Davacı -karşı davalı erkeğin kadının ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre kabul edilen ve temyize konu edilen toplam ziynet alacağı miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı -karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı -karşı davalı erkek vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı -karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince, kadının eşine hakaret ettiği, eşinin annesi ve kız kardeşine hakaret ettiği, erkeğin ise; eşine hakaret ettiği, eşinin annesi ve kız kardeşine hakaret ettiği, evlilik birliğinin sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve ferilere hükmedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlarına ilaveten erkeğin kadını evden kovduğu, kısıtladığı, erkeğin ailesinin evliliğe aşırı müdahale ettiği, erkeğin kadınla ilgilenmediği vakıalarının da erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği, taraflara yüklenen kusurlu eylemler değerlendirildiğinde; erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu, buna göre kadının tazminat taleplerinin kabulü gerektiği ve kadın yararına irat şeklinde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Yapılan incelemede; davacı karşı davacı erkeğe yüklenen yalnızca kadının annesi ve kız kardeşine hakaret ettiği, erkeğin ailesinin evliliğe müdahale ettiği vakıalarının ispatlandığı, diğer vakıaların ise ispatlanamadığı ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, kadının kabul edilen ve temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurları da birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
c.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, taraflar boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu olup boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK m.174). Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı -karşı davalı erkeğin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacı -karşı davalı erkeğin diğer temyiz itirazları yönünden;
a.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönlerinden BOZULMASINA,
b.Davacı -karşı davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.