MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2248 E., 2024/1483 K.
DAVA TÜRÜ: Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2022/34 E., 2023/393 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından; feragat iradesinin sadece boşanma hükmünü içerdiği, boşanmanın fer'îlerini kapsamadığı, aleyhe hükmedilen karşı dava vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş ve karara karşı davacı kadın, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı erkek tazminat taleplerinin reddi ile kadın ve çocuklar lehine takdir edilen nafakalar yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur. Hüküm davalı tarafça boşanma davasının kabulü yönünden istinaf edilmediğinden boşanma hükmü bu aşamada kesinleşmiştir. Davacı kadın vekili 19.04.2024 tarihli dilekçe sunarak "boşanma davasından feragat ettiğini" beyan etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacı kadın davasından feragat ettiğinden tarafların konusuz kalan istinaf talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadının boşanma, velâyet ve kişisel ilişkiye yönelik feragatleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına, İlk Derece Mahkemesinin 4.,5., ve 6. bentlerinin kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, davacı kadının tedbir- iştirak nafakası, tedbir-yoksulluk nafakası ve maddî ve manevî tazminat taleplerinin feragat nedeni ile reddine karar vermiştir. Hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 307 nci maddesinde "davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 310 uncu maddesinde de hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği düzenlenmiştir. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir ve bir usul hukuku kavramı olarak feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması kanun gereğidir. 6100 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi; “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.” hükmünü amirdir.
Davacı kadın, her ne kadar boşanma davasından feragat ettiğini beyan etmiş ise de İlk Derece Mahkemesince verilen boşanma hükmü davalı erkek tarafından istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Somut olayda, feragatin amaçsal olarak yorumlanması gerekir. Yine, feragat beyanının kesin ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açık olması gerekir. Davacı kadın vekilinin feragati açıkca boşanmanın fer'îlerine ilişkin olmadığından Bölge Adliye Mahkemesince fer'îler yönünden tarafların istinaf itirazlarının esasının incelenmesi gerekmektedir. Açıklanan sebeplerle boşanmanın fer'îleri yönünden istinaf incelemesi yapılmak üzere kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.