MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/53 E., 2025/24 K.
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil, Mümkün Olmaması Halinde Katkı Payı, Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorum 1. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2019/332 E., 2024/4 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davalı-davacı erkek vekilinin ... Temizlik ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur. TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle, davalı eş tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece, karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda, söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı, varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır.
Somut olayda; taraflar, 27.03.1993 tarihinde evlenmiş, 31.01.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 30.10.2015 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden TMK'nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı Kanun md. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Kanun md.10, TMK md. 202/1). Asıl davada tasfiye konusu ... Temizlik ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin 16.09.2004 tarihinde davacı-davalı kadın % 5 oranında, davalı-davacı erkek % 95 oranında ortak olacak şekilde iki ortaklı olarak kurulduğu, 31.08.2010 tarihinde davacı-davalı kadının davalı-davacı erkeğin %94 hissesini devralarak % 99 hissesinin olduğu, davalı-davacı erkeğin % 1 hissesini de 04.03.2011 tarihinde 3. Kişi ...'e devrettiği, davacı-davalı kadının %99 hissesini 28.09.2012 tarihinde kayınvalidesi ...'ye devrettiği, boşanma dava tarihinden sonra kayınvalide ...'nin şirket hisselerinin tamamının 16.11.2016 tarihinde davalı-davacı erkeğe devrettiği anlaşılmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK md.179).
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca; Mahkemece işbu şirket hissesi eklenecek değer olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, davalı-davacı erkeğin % 95 olan şirket hissesinin 31.08.2010 tarihinde % 94'ünü davacı-davalı kadına, 04.03.2011 tarihinde % 1'ini 3. kişiye devrederek şirket ortaklığının sona erdiği, davacı-davalı kadının kendi adına olan % 99 hissesini de 28.09.2012 tarihinde kayınvalide ...'ye devrettiği, boşanma dava tarihinde (31.01.2013) davalı-davacı erkek adına şirket hissesi mevcut olmadığı, davalı-davacı erkek tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapıldığı da mevcut delillerle de ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, asıl davada tasfiye konusu ... Temizlik ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. hissesi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eklenecek değer kabul edilerek katılma alacağı hesaplanması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Erkeğin açtığı birleşen davalar yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Asıl Dava Yönünden
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (1.b.) nolu bentlerinde açıklanan sebeple BOZULMASINA,
3.Davalı-davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
B. Erkeğin Açtığı Birleşen Davalar Yönünden
Davalı-davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.