MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
SAYISI: 2021/136 E., 2023/496 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ordu 2. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2021/136 E., 2023/496 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve karşı davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin annesine verilmesine, babası ile kişisel ilişki kurulmasına, çocuk yararına iştirak nafakasına, erkek yararına maddi ve manevi tazminata, kadının yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ile kendi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi yönlerinden istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle erkeğin tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına toptan yoksulluk nafakasına, maddi ve manevi tazminata karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.01.2025 tarihli ve 2024/2080 Esas, 2025/293 Karar sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir.
Davalı-davacı erkek vekili karar düzeltme mahiyetli dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında maddi hata bulunduğunu belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçeden belirtilen sebeplerden kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı-davacı erkek vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarih ve 5236 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 427 ile 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı düzenlemesine yer verilmiş olup, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra anılan mahkemelerce verilen kararların temyizi üzerine Yargıtayca tesis edilen kararlar hakkında 6100 sayılı Kanun'da karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, 6100 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması sonucunda verilen Yargıtay kararlarına karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığı ve ayrıca tarafların kusurlarının Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde tam olarak açıklandığı, bu hali ile İlk Derece Mahkemesi kararının özet kısmında yapılan maddi hatanın sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından davalı-davacı erkek vekilinin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı-davacı erkek vekilinin karar düzeltme talepli dilekçesinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.